Kasım, 2007 Arşivi

sen de yönetmen ol be abi …

sokaklarda Kasım 19th, 2007

sen de yönetmen ol be abi …

sen de yönetmen ol be abi …

—mahsun film çekmiş ,hem de yönetmiş be abi ..
—yani yönetmen mi olmuş ?
— herhalde ,neden olmasın ki ,?
— olsuuun ,bana ne kardeşim ,bu “çiflik”de herkes herşey olabilir ,amma başka “çiflik”de ne olu bilemem,biz bile yazar olduk  görmiyormusun ,Allah razı olsun adamlar bizi bile yazar ,hemide “blog yazarı”yaptılar ,bi havam var ki sorma gitsin ,
—aaağbi o zaman sen de yönetmen ol be..
—olcam ,olacam ama ucuz bi kamera düşürmem lazım , nasılsa fotograf sanatçısı da olduk ,gerçi bizim telmaşa makina ile film de çektik ,youtube’ye yolladık ama şimdilik onu film saymayalım…
–olur mıu abii aslında sende yönetmen sayılırsın be …
—babalamayın ulan , kamera alayım bak nassıı yönetmen olacam ,nasılsa ortalık emekli ,yaşlı yaşayan fosil gariban sanatçı dolu ,minübüse atar ,ekmek arası köftlerini verir çekeriz filmimizi ,Allah seni inandırsın oscara bile aday adayının adayı oluruz
— yapma be abi bizi de sarma buralarda
—ne saracam kardeşim ,sen bi kamera bul bak nassı film çekiyorum gör ozaman
– buluruz be abi , düğün salonunda var bi tane ,ben paspas çekiyom ya oraya , sabah alırım  akşam yerine koruz
– tamam be oldu bu iş ,şimdi ben tv ekibi ayağı ,”huzurevi”nin tekine dalarım , bizim öğrenci kızlardan da birini alırım muhabir ayağına , oldu mu sana alt yapı..
— aynen ağlama garantili olur be abi
—olmazmı ulan ,ben Uğur Dündar her ihtiyar konulu  haberinde ağlarım ,bu iş garanti be , birde sabahçı kahvelerine daldıkmı ,aynen ,otogar ,ordan kamyoncu lokantaları, Kars’a kadar gittik mi olay tamam ,şak Ntv,şak CNN  alsana Cannes,alsana Altın portakal, hoop sponsor ,cukka ,lokum be lokum , sakal zaten var , yazarlıkda çantada keklik , oldu bu iş be
— ….. ( adam sıyırdı haa ,ben en iyisi arazi olayım harbiden yapar mı yapar̷ ;)
—-ne sustun ulan ,kap gel makinayı
—he , tamam…( aman abi tutmayın beni̷ ;)
Mavracı Özkandan cukka

- - –yaşayan fosiller diyarı be …

sokaklarda Kasım 17th, 2007

- - –yaşayan fosiller diyarı be …

–yaşayan fosiller diyarı be …

–yaşayan fosiller diyarı be …
—bak bakalım çevrende genç olan ne var ? ama sokaklara değil , hesapta adam olmuşlara bak bakalım ,kaç tane genç adam var sivrilen birşeyler anlatan ,bu toprakları anlatan kaç genç adam var ,
–doğru hep yaşlı ,kılları kadayıf olmuş adamlar çıkıyorlar, ağızlarında geveleyip duruyorlar
–geçmiş aslında güzel diyoruz ama , geçmişde olanlar,yok olanlar güzel ,yaşlılar ,yaşayan fosiller ,dinazorlar , ağızlarınadaki takma dişleri fırlayacak gibi konuşanlar değil ,onlar yapışmışlar bi yere bi, şeye bırakmıyorlar , Tv de hep onlar , medya da onlar , edebiyatta onlar, partilerde onlar , en gençleri 50 yaşında
—kokareç bunlar be abi ..
—ulan sen de aradan girip de  lafı sokma ,karnın acıktı canın kokareç istiyor herhalde..
— …
–şimdi bunlar huzur evi yerine meclise gelmişler , tv lara gelmişler ,konuşup duruyorlar , uzay çağında kağnı hızıyla hırıldıya, horuldaya bir şeyler yapmaya çalışıyorlar
–geçmişler bir masanın başına lastik gibi uzata uzata konuşuyorlar, sakız yapıp çiğneye çiğneye çürüttüler be , millet ilallah dedi bunlar ” haydi bakalım” demedi , yani harekete geçemedi,
–şimdi millet yanlış anlamasın ,kuzey ırak falan ayaklarına harekata geçmek bahis konusu değil bahis, çoook genel ,yani tüm meseleler için böyle ve gençler de acayip umursamaz ,onlar da bu “msn” muhabeti hep böyle devam edecek ,mantita muhabeti hep sürecek sanıyolar
—bir evlenin bakalım dünya kaç bucak anlayacaksınız , ama o zaman da iş bitmiş olacak
–s.ktiret şimdi “msn” muhbetini , aslında bu takma dişli yöneticilerin de bir suçu yok ,onlara kimseler ciddi ciddi çekin gidin kardeşim ,kahvenizde pişpirik oynayın da demiyorlar , memleket işleri ya zor geliyor yada korkutuyor ,
— boş ver be usta yaşlılara bu kadar da sarma ,akşama gelde anlamsız muhabetimizi rakıya meze yapıp içelim
kara blog’dan Sokaklara

eskiler güzel di be …

sokaklarda Kasım 15th, 2007

eskiler güzel di be …

eskiler güzel di be …

—eskiler güzel di be ,bakıyorum eskiyi andırmayan yada hatırlatmayan hiç bir şey tad vermiyor be kardeş , radyo dinliyorum ,vay be ne güzel dediğim her parça ya eskinin benzeri yada eski parçalar…
— sen yaşlandın ya ondandır ..
— sen aranıyorsan ya ondandır …
— ne aranacağım abi ,yeniye iyice kıl olamaya başladın , çocuklar ne güzel şeyler yapıyor ….dedim ama devamını getiremem herhalde , sana kıl yapayım dedim ,taak durdum ,doğru be yeni olan aslında fazla birşey yok,yada yeni diye bir şey yok eski o kadar güzel şeyler yapmış ki şimdi biz bu günü olmayanlar yarını zaten meçhul olanlar ,eskilere sarılacağız tabii,
–kardeş insan yaşadıklarıyla vardır , yaşayacağı ile var olması diye bir şey yok , ne kadar yaşadın çık tartıya sen o kadarsın  ,beni şu bağlamaz ,gelecek  zaten gelecek mi  belli değil  ,bak şimdi  dağlı dedikleri  nasıl vahşi ve hıyarca işler yapıyor , geçmişin  delikanlı, efendi şehirli devrimcileri olsa bu hıyarlıklar olurmuydu ,geçmiş delikanlıydı ,şimdiki tamamen kendini düşmanına endekslemiş ,hedefe varan her türlü yola eyvallah diyorlar , şeytanla bile işbirliği yapıyorlar…
–sen de o konulara dalmayı çok seviyorsun be abi ,biz burada nostalji yapalım”Berkant”lardan,Tanju Okan”lardan dem vuralım diyoruz ,dalıyorsun ecüş- bücüş konulara ,bırak şimdi sıkıntı -sinir yapma , tartıya koydun geçmişimizi ,var olmak için tartıda ağır basmalıyız dedin ,ne güzel dedin de, o kadar ağırlığı taşıyacak gücümüz kaldımı be abi
—senin ağırlığını kaldıramayacağın geçmişmi yoksa yaptığın salaklılklar mı ?
—zaten geçmiş diyorsun da benim aklıma hep yaptığım salaklıklar geliyor ve çok ağır geliyor be abi 
—biz de çok hafif değiliz be kardeş ,hafif olsak kuşlar gibi uçardık, mavrayı harbiden yapardık ,yine blog   ağırlaştı ,…
mavracı Özkan ,blogcu Özkan

o ne biçim logo …

sokaklarda Kasım 13th, 2007

o ne biçim logo …

  • 13/11/2007

—ne logossu be ,?
— ya en üstte bir şekil yazı varya o işte o logo …
– vay be bizde seni sokak mektebi meezunu bilirdik sen bayağııı  akademi meezunuymuşsun !
– sende Metris meezunusun abi , sen o kadar üniversite falan yaptın , alayından atıldın meezun olamadın ,ola ola Metris’ten meezun oldun ,
– bizde Nejat Uygur abi gibi “meezun” falan yapıyoruz ,hani millet bunlar iyice blogladı demesinler ,
—bloglmayalım(saçmalamayalım…!) da ne yapalım ,işsizlikten ve ttnet’in kıyağından(2-3 aydır faturalar ödenmiyor ama ,hatlar açık hayret,belki de grev kıyağıdır,kesecek adam da yoktur…!) ,tam bir blogcu olduk ,hani yazdık ya işin blogunu(b.kunu..!) çıkaran blogcu diye ,harbiden hem işin blogunu çıkarıyoruz hem de blogluyoruz , belki yakında blogca bir dil doğar aslında msn dili var,belki de blog dili de vardır ama bizim dünyadan haberimiz yok ,olmasın da gerçi ,
–fazla haberimiz var be abi, daha ne olacak ?
– boşver be sokak taşı kardeş ,ne diyorduk ,biz Metris meezunuyuz diyorduk , bu nedemek mi ? bu bi şey demek değil ,bu sadece küçük bir sinyal, biz mavra yapmayı orda öğrendik biz orda kafamıza ,kıçımıza kalasları yerdik ve koğuşta hiç birşey olmamış gibi ,bir tantana bir mavra gırla giderdi ,bizim devrimciliğimiz varya tadından yenmezdi , orada o kadar ,ölüm oruçları, o kadar operasyonlar,dayaklar, oldu yine de çıkmak istemedim , orda sosyalizm vardı ,orda hayat vardı ,orda delikanlılık vardı
–dışarıya çıktın da ne oldu ?
– fark etmez biz her zaman mavra,tam mavra yaparız , zamanı gelince kuyuların en derinine belimize halatı bağlar dalarız ,
–ne halatı abi ?
– ne halatı olacak ? hani coğrafya derslerinde aslında olmayan ama var kabul edilen meridyenler  var ya işte onun gibi bizimde meridyenlerimiz  var.. ne o? meridyenler diye de sorma artık , bıktım sana çocuk gibi anlatmaktan ,desem bozulursun ,bozulma sonra anlatırım o meridyenleri , iyice blogladık ,yeter kaçalım…
– ben kaçtım ve dondum abi ,ayak üstü bizi dondurdun  …
Blogcu Özkan

– “-herşey küçük adamlar için”

sokaklarda Kasım 8th, 2007

– “-herşey küçük adamlar için”

—bu da ne demek be abi ..?
— ne bileyim kardeş ,içimden geldi yazdım , yoksa tabii şu an herşey büyükler için , ama şu var biz niye  zar zurt ediyoruz ,niye tam muhalefet  hep muhalefet diyoruz , karşıyız diyoruz kime karşıyız ? aslında büyük olana karşıyız ,
—hocam saçma değilmi ?
—saçma falan değil , büyük demek ,iktidar demek güç demek , sömürü demek ,”oğlum büyük adam olacak ” muhabetinde adı geçen büyük ,ünlü yüz Türk büyüğü değil , orada istenen yolunu bulmuş ,cibini altına çekmiş “büyük adam “,biz de altta kalmış “küçük adam”ın adamıyız ,buradaki küçüklük aşagılık anlamda  falan da değil ..
—yani “az kuru az pilav “söyleyenler  diyorsun ,yani”az “olanlar diyorsun ,
— evet “çok olanlar,büyük “olanlar ,”büyük laflar “edenler  değil , “az olup  çoğunluk olanlar” , “küçük olup çok olanlar” , hani seçimlerde tavlamak için  bin takla atanların karşılarında takla attıkları “küçük adamlar”
—kafa karıştırma be abi zaten “hit”in azaldı ,yorum bile yazan yok ,nerden aklına geliyor böyle cins  muhabetleri , sen buna kısaca tek yol devrim desene ne kıvranıp duruyorsun ..
—ne diyon ulan sen , biz büyük laflar eden büyük adamalara kalmış devrimlere de karşıyız ,biz “herşey küçükler için “diyoruz ,iddaasız ,sakin sakin olacak olana yol yapıyoruz ,kıvrandığımız falan da yok, biz tezek kokusuna zeten alışmışız ,bizimkisi uyuz kaşıntısı  ,uyuz olmuşuz bir kere kaşınmadan duramayız,öyle zart diye “tek yol devrim” çok dedik ,duvarlara da çok yazdık ,ama o yazılar “tren “oldu bakan da çok oldu ,
– bakan çok oldu , ööyle bakan..
—bırak şimdi nostalji yapmayı da ,akşam gel dibini bulalım ,böyle kuru kuru blog muhabeti açmıyor , baba haydar da düşmüş mahaleye galiba o da bizi bulur …
… tamam hocam , hava bozdu odun da yok , ben bi dolaşayım tahta ,odun falan bulayım ,yoksa alkol biz ısıtır, evi ısıtmaz …
— hadi sen  bak…
Sokaklarda Blogcu özkan

- mavracı”yarım ekmek..”

sokaklarda Kasım 1st, 2007

- mavracı”yarım ekmek..”

yarım ekmek …

—öğlen sırası, Çağlayan sokaklar öğlen tatili ,yarım ekmekçiler önü sıra uzun ,kap gel şurdan, köfte ayran ,
—hoop hocam şiire kayıyorsun .,
—ha ,doğru dalmışım şiirsel gidiyordum, yine iki gün çalış bir hafta yatlara geldik , adam “sen  merak etme anlaşırız “diyor ,gidiyoruz” *ö*ü*ü yiyim usta “ayakları ,ulan domalak tamam işsiziz anladıkta ,sana “şuna olur” demedik mi ?  diyorsun  yaşını başını almış geyik ,dışardan bakınca baba adam dersin ,tam yalama çıktı ,bir ton yağlamalar yok” benim gibi kültürlü usta yokmuş”da ,yok efendim “bu işlere yakışmıyormuşum” da ,”yaa baba bırak şimdi  niye kesiyorsun paramı “diyorsun ,” bir  iş daha var orda halladeriz” yavşaklığı ,” hallediriz ,hallederiz” deyip çıktım , ulan bir de ben sinir olunca ,iştahım da kapanıyor , aynen yarım ekmek değil bir lokma bile yiyesim yok ,hemen geldim mahaleye , anlatayım da rahatlayayım dedim …
—koy gitsin hocam ,bir sonraki işte de sen .
—yok be kardeş biz yine de yapamayız ,biz “ekmek arası salak köfteyiz” ,
— o da ne be abi ?
–  ne olacak , hem ekmek,hem kek ,yani “ekmek arası salak köfte “
–  bin köfte vardı hani zagorun çikosu derdi” bin köfte aşkına” falan gibi
–”aynen “bin köfte ,bin salak köfte “
—aynen ekmeğini yiyip, bir elinde kürdan ,bir elinde cigara dolaşır şimdi millet , gören de bir buçuk kebap götürmüş zanneder valla …
—ne yapsınlar be kardeş ,öğlen tatili ,ekmek arası,çay,sigara, ve fenerbahçe muhabet yeter bizim kardeşlere
– yeter diyelim… ,artık gidelim…
Mavracı
sokaklarda Blogcu Özkan